Manuel Terapi Nedir?

Biz fiyoterapistlerin klinik anlamda hitap ettiği hastalık popülasyonu çok geniştir. Bu çoğunluk mesleki anlamda branşlaşmayı ve kendine özgü tedavi modüllerinde uzmanlaşmayı gerektir. Bunun ışığında son 10 yılımı ortopedik vakalarda rehabilitasyon ve manuel terapi yöntemlerini uygulamaya ve geliştirmeye ayırdım. Yüzlerce hasta tedavi ettim ve sonunda belirli tedavi modüllerinin etkinliğini gördüm. Bu tedavi konseptlerinin bilimsel kanıt düzeylerini araştırdım ve kanıt değeri yüksek Mulligan manuel terapi konseptini seçtim.

Manuel terapi: Manuel terapi genel kavram olarak elle yapılan tedavi anlamına gelir. Zaten bir fizyoterapistin hastaya dokunmadan tedavi etmesi düşünülemez. Gerek lisans düzeyinde gerekse lisans sonrası meslek içi eğitimlerimizde bolca sözü geçen bir kavramdır.

Manuel terapinin tarihçesi Hipokrat’a kadar dayandığı bilinse de kökeni çok daha eskilere dayanır. Hatta Mısır hiyelogriflerinde bile elle yapılan şifa yöntemlerine rastlanmaktadır.

Danışanlarımızdan Manuel terapi hakkında çok soru alıyoruz. Bu konuyu dünya çapında kanıt düzeyi yüksek uygulamaların sahiplerini tanıtarak açıklayalım.

1-Osteopati: Amerika iç savaşı zamanı yerli halkın elle yaptığı şifa yöntemlerinden esinlenen Andrew Taylor Still tarafından 19. Yy sonlarına doğru oluşturulmuş bir konsepttir. Bütüncül bir yaklaşıma sahiptir. Hastaların ağrı noktalarına odaklanmaz, refleks cevap ve yansıyan ağrı mekanizmalarından yararlanarak tüm vücudu inceler ve tedavi konseptini belirler. Tedavi olarak birçok manipülasyon (düşük oynama aralığı yüksek, hız klik seslerinin duyulduğu durumlar) ve mobilizasyon(yüksek oynama aralığı düşük hız eklemin yapısal şekline uygun hareket ettirilen normal hareketi kazanmak) tekniklerini barındırdığı gibi visseral (iç organların) yapıların kas iskelet sistemi üzerine etkilerini araştırır ve tedavi etmeye çalışır.

2-Kayroprakti: 19. Yy sonunda ABD’de keşfedilmiştir. İlk açılan okul, 1897’de David Daniel Palmer’e atfedilir. Sublüksasyon(eklemin yarı yer değiştirmesi) mekanizmasına odaklanır. Manüpilasyon tekniklerini kullanarak doğru eklem dizilimini sağlamak ve disfonksiyonu(oluşan hareket kaybı) ortadan kaldırmayı amaçlar.

Bu konseptlerin dışında Kaltenborn, Ciriax, McKenzie, Miatland, Mennel konseptleri, geliştiricilerinin isimleri ile anılmaktadır. Kendi alanlarında manuel terapi yöntemlerini bulmuş, geliştirmişlerdir ve günümüzde kanıt değeri yüksek uygulamalar olarak da kliniklerde uygulanmaktadır.

Kısacası tüm konseptlerin ortak özelliği: Hastalarımızda gerek tanısı konmuş gerekse de gözden kaçmış durumlarda bozulan normal eklem hareketini ve buna bağlı ağrıyı azaltmak, dizilimi tekrar sağlamak amacı ile çeşitli teknikler kullanarak restero etmeyi amaçlar. Bunu amaçlarken kullandığımız teknikler;

  1. 1-Yumuşak doku mobilizasyonları
  2. 2-Eklem mobilizasyonları
  3. 3-Pasif eklem hareketleri
  4. 4-Aktif eklem hareketleri
  5. 5-Manüplasyonlar
  6. 6-Germe
  7. 7-Traksiyon-distraksiyon
  8. 8-PNF(Derin duyu geliştirici egzersizler)
  9. 9-Nöral mobilizasyon
  10. 10-Ev egzersiz programları

Bu anlattığımız olgular ışığında terapist hastanın detaylı manuel terapi muayenesini yapar. Bu konu çok önemlidir. Çünkü manuel terapi uygulamalarının yapılmaması gereken durumlar vardır. Bu durumlar:

1-Tümöral vakalar

2-Eklemde oluşmuş-oluşan enfeksiyon
3-Kırık ve bağ yaralanmaları
4-Ankiloz
5-İleri derecede kemik erimesi
6-Metabolik kemik hastalıkları
7-Neoplastik rahatsızlıklar
8-Hipermobilite
9-Romataid artrit
10-Vertebrobaziller yetmezlik
11-Spondiloliztesiz
12-Ameliyat sonrası implant uygulanmış bölgeler
dikkat ile incelenir. Hasta uygunsa tedavi programına alınır. Unutmayın hastalık yoktur hasta vardır. Her hasta kendine özel bulgular verir ve bu yüzden hasta dikkatle incelenmelidir.